DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER
Vücudumuzdaki ve çevredeki değişiklikleri algılayıp ona göre hareket etmemizi ve sistemleri oluşturan organların bir düzen içinde çalışmasını sağlayan ve kontrol eden sisteme denetleyici ve düzenleyici sistem denir.
Denetleyici ve düzenleyici sistem sinir sistemi ve iç salgı bezleri olarak iki kısma ayrılır.
SİNİR SİSTEMİ
- Sinir sistemi sinir hücrelerinden (nöron) oluşur. Sinir hücreleri uç uca birleşerek vücudumuzun her yerini sarar. Sinir sistemi vücudumuzdaki ve çevredeki tüm olayları değerlendirir ve bu olaylara uygun tepkiler vermemizi sağlar. Vücudumuzdaki tüm sistemlerin ve organların çalışmasını kontrol eder.
- Sinir sistemi; merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sistemi olarak ikiye ayrılır.

MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ ORGANLARI VE GÖREVLERİ

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ
Merkezi sinir sistemi dışında kalan tüm sinirler çevresel sinir sistemini oluşturur. Bu sinirler vücudu bir ağ gibi sarıp organlar ile merkezi sinir sistemi arasında iletişim kurar.

Aşağıda çevresel sinir sisteminin çalışmasına dair bir örnekte sırası ile gerçekleşen olaylar verilmiştir.
- Parmak uçlarındaki duyu almaçları (reseptörler) ile acı algılanır.
- Bu uyarı çevresel sinir sistemi ile merkezi sinir sistemine taşınır.
- Merkezi sinir sisteminde uyarı değerlendirilir ve cevap oluşturulur.
- Cevap, çevresel sinir sistemi ile ilgili organa taşınır.
- İlgili organ cevaba göre tepki verir.
REFLEKS
Vücut içinde veya dışında meydana gelen ani değişikliklere karşı verilen ani tepkilere refleks denir.
Refleksler istem dışı gerçekleşir ve omurilik tarafından yönetilir.
Doğuştan gelen refleksler ve sonradan kazanılan refleksler olarak ikiye ayrılır.
- Doğuştan Gelen Refleksler
Bütün insanlarda ortak olarak bulunur.
Yeni doğan bebeğin emme davranışı,
Göz bebeğinin ortamdaki ışık miktarına göre hareketi,
Göz kapağının hareketi,
Hapşırmak, öksürmek, yutkunmak,
Şiddetli sesten irkilmek,
İğne batan ya da yanan elin çekilmesi örneklerindendir.
- Sonradan Kazanılan Refleksler
Bütün insanlarda ortak olarak bulunmaz.
Önce beyin ile sonra omurilik ile kontrol edilir.
Araba kullanmak, bisiklet sürmek,
Yüzmek, dans etmek, yürümek, koşmak,
Örgü örmek,
Müzik aleti çalmak, ezbere şarkı söylemek,
Limon görünce ağzın sulanması örneklerindendir.
İÇ SALGI BEZLERİ
Sinir sistemi ile birlikte çalışarak vücudumuzdaki sistemlerin çalışmasını düzenlemede ve denetlemede görev alırlar.
İç salgı bezlerinin ürettiği salgıya hormon denir.
Hormonlar kan yoluyla taşınır.
Her hormonun etkilediği organ, doku ve hücre farklıdır.
Hormonlar vücutta belirli bir süre görev yaparlar.
Hormonlar eksik ya da fazla salgılandığında vücutta çeşitli hastalıklar meydana gelebilir.
Sinir sistemi çok hızlı ve kısa süreli çalışır, iç salgı bezleri ise yavaş ve uzun süreli çalışır.

İÇ SALGI BEZLERİ
- Hipofiz Bezi:
Beynin altında bulunur ve nohut büyüklüğündedir.
İç salgı bezlerinin çalışmasını denetler ve düzenler.
İç salgı bezleri ile sinir sistemi arasında iletişim sağlar.
Büyüme hormonu salgılar.
Büyüme ve gelişmeyi düzenler.
- Tiroid Bezi:
Gırtlağın altında soluk borusunun iki yanında bulunur.
İyottan faydalanarak tiroksin hormonu salgılar.
Tüm canlılık faaliyetlerinin ve kimyasal olayların düzenlenmesini sağlar.
Ayrıca tiroksin kemiklerin boyca uzamasında ve zeka gelişimde etkilidir.
- Böbrek Üstü Bezleri:
Her iki böbreğin üzerinde bulunur.
Korku, heyecan, mutluluk, öfke gibi durumlarda adrenalin hormonu salgılar.
Adrenalin; kalp atışını hızlandırır, kan basıncını arttırır, soluk alıp vermeyi hızlandırır, vücudun terlemesine ve göz bebeklerinin büyümesine neden olur.
4. Pankreas:
Midenin alt kısmında bulunur ve yaprak şeklindedir.
Karma bezdir, çünkü hem hormon hem de sindirim enzimi salgılar.
Salgıladığı hormonlar insülin ve glukagondur.
İnsülin kan şekerini düşürür, glukagon ise yükseltir.
- Erkek Eşey Bezi (Testis):
Erkek üreme hücresi olan sperm üretilmesini sağlar.
Erkeğe özgü özelliklerin (ses kalınlaşması, sakal ve bıyık çıkması, kasların kuvvetlenmesi, omuzların genişlemesi) oluşmasını sağlar.
- Dişi Eşey Bezi (Yumurtalık):
Dişi üreme hücresi olan yumurta üretilmesini sağlar.
Dişiye özgü özelliklerin (göğüslerin büyümesi, kalçaların genişlemesi, yağ ve kas dağılımının ayarlanması) oluşmasını sağlar.
ERGENLİK
- İnsanların doğumla başlayan yaşam sürecinin bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık şeklinde gelişim dönemleri vardır. Bu gelişim dönemlerinin en önemlilerinden birisi çocukluktan yetişkinliğe geçiş olan ergenlik dönemidir.
- Ergenlik dönemi genel olarak 11 – 19 yaş aralığını kapsar. Ergenlik dönemine başlama yaşı bireyin cinsiyetine, beslenmesine, kalıtsal özelliklerine ve yaşadığı çevrenin koşullarına göre farklılık gösterir. Kızlar ergenliğe erkeklerden daha önce girer.
- Ergenlik döneminde hormon salgıları artar. Bu dönemde bireyde birçok bedensel ve ruhsal değişiklikler gözlenir. Testis ve yumurtalık gibi cinsiyet organları faaliyet gösterir ve cinsiyete ait özellikler bu dönemde oluşmaya başlar.

Ergenlik Döneminde Ruhsal Değişiklikler
Ani duygusal değişiklikler yaşanır.
Kendi başına hareket etme ve yalnız kalma isteği artar.
İletişim kurmada güçlük çekilir.
Daha fazla hayal kurar ve daha fazla kararsızlık yaşar.
Bir grubun üyesi olmak ister.
Kimlik arayışına girer. “Ben kimim?” sorusunu sık sık sorar.
Büyüklerine, karşı çıkma çabası artar.
Bu Dönemi Sağlıklı Atlatabilmek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dengeli ve düzenli beslenilmelidir.
Çevreyle iletişim içinde olunmalıdır.
Kötü alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.
Arkadaş seçimine dikkat edilmelidir.
Spor, müzik, tiyatro gibi sosyal faaliyetler yapılmalıdır.
Anne, baba, öğremen gibi büyüklerimiz ile iletişim içinde olunmalıdır.
Meslek seçimi ve geleceğe yönelik araştırmalar yapılmalıdır.
Öğrendiklerini Pekiştirme Zamanı
Etkileşimli Etkinlikler – (Oyunlar)
Etkileşimli Testler
Pdf dosyalarını indirmek İçin tıklayın…
Bölüm İçeriklerine Dönmek İçin Tıklayın…

“Ücretsiz ve Kaliteli Eğitim Herkesin Hakkıdır.”
Mehmet Ali ŞENAY
FenKampus ~ ULTRAFENcilerin Hibrit Öğretim Portalı