Konu Özeti – 6.2.3. Dolaşım Sistemi


Besin ve oksijenin vücudumuzdaki hücrelere dağılmasını, atık maddelerin ise hücrelerden uzaklaştırılmasını sağlayan yapı ve organlara dolaşım sistemi denir.
Dolaşım sistemi kalp, damarlar ve kandan oluşur.

  • Solunum sistemiyle alınan oksijeni hücrelere taşır.
  • Sindirilip kana geçen besinleri hücrelere taşır.
  • Karbondioksiti hücrelerden akciğerlere taşır.
  • Hücrelerdeki atık maddeleri boşaltım organlarına taşır.
  • Hormonları gerekli organlara iletir.
  • Vücut sıcaklığını ayarlar.
  • Bağışıklığı sağlar ve vücut direncini arttırır.

Dolaşım sistemini geri dönüşüm işlemlerine benzeterek daha iyi anlayalım. Yaşadığımız ortamlarda ürettiğimiz atık maddeler geri dönüşüm toplama araçları ile toplanarak geri dönüşüm merkezine götürülür. Burada atıklar geri dönüştürülerek bizim için yararlı hale yani kullanabileceğimiz hale dönüştürülür ve dağıtım araçları ile onları alabileceğimiz noktalara iletilir. Daha sonra onları alarak kendi araçlarımız ile tekrar yaşadığımız ortama getiririz ve kullanırız. Bu döngü bu şekilde devam eder. Dolaşım sistemimizi de bu şekilde düşünebiliriz. Geri dönüşüm merkezini kanımızdaki zararlı maddelerin yararlı maddeler ile değiştirildiği akciğerlerimize, marketi kanın vücudumuz için dağıtım merkezi olan kalbimize, yaşadığımız ortamları kanın içindeki maddelerin kullanıldığı organlarımıza, yolları damarlarımıza ve araçları da maddelerin iletimini sağlayan kanımıza benzetebiliriz.

  • Kalp; göğüs boşluğunda, göğüs kemiğinin arkasında ve iki akciğerin arasında (büyük bir kısmı sol akciğer tarafında) bulunur.
  • Kasılıp gevşeyerek kanı damarlara pompalayan organdır.
  • Güçlü, ritmik ve istemsiz olarak çalışan kaslardan oluşur.
  • İki bölüm ve dört odacıktan oluşur.
  • Sağ bölüm ve sol bölüm kaslar ile ikiye ayrılmıştır.
  • Sağ bölümde iki odacık, sol bölümde iki odacık bulunur.
  • Bu odacıklardan üst tarafta bulunanlar alt tarafta bulunanlara göre daha küçüktür.
  • Alt tarafta bulunan odacıklar üst tarafta bulunan odacıklara göre daha güçlü kasılır.
  • Alt ve üst odacıkların arasında kanın geçişini kontrol eden kapakçıklar bulunur.
  • Kalbe gelen kan üst odacıklarda toplanır. Kalpten çıkan kan alt odacıklardan çıkar.
  • Kalbin sol bölümündeki odacıklarda temiz (oksijen bakımından zengin) kan, sağ bölümündeki odacıklarda kirli (oksijen bakımından fakir) kan bulunur. Temiz kan kırmızı renkle, kirli kan mavi renkle gösterilir.


Kalp, düzenli olarak çalışarak kanı tüm vücuda pompalar. Üst odacıklar toplardamarlar ile gelen kanı alt odacıklara iletir. Alt odacıklar kalpteki kanı pompalayarak iç organlara iletir. Bu yüzden üst odacıklara toplardamarlar, alt odacıklara atardamarlar bağlıdır ve alt odacıklarda bulunan kaslar üst odacıklarda bulunan kaslara göre daha kalın ve güçlüdür. Üst odacıklar kasılırken alt odacıklar gevşer, alt odacıklar kasılırken üst odacıklar gevşer yani birbirine zıt çalışırlar.

Kanın vücudumuzda dolaşmasını sağlayan boru şeklindeki yapılara damar denir.
Kan damarları vücudumuzu bir ağ gibi sararak temiz kanın hücrelere iletilmesini ve kirli kanın geri toplanmasını sağlar.
Damarlar yapı ve görevlerine göre; atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar olarak üçe ayrılır.

Kalpten pompalan kanı doku ve organlara taşır.
Toplardamarlara göre çeperi kalındır.
Kan basıncı ve kan akış hızı yüksektir.
Akciğer atardamarı hariç diğer atardamarlar temiz (oksijence zengin) kan taşır.
Temiz kan taşıdıkları için kanın rengi parlak kırmızıdır.

Kalpten pompalan kanı doku ve organlara taşır.
Toplardamarlara göre çeperi kalındır.
Kan basıncı ve kan akış hızı yüksektir.
Akciğer atardamarı hariç diğer atardamarlar temiz (oksijence zengin) kan taşır.
Temiz kan taşıdıkları için kanın rengi parlak kırmızıdır.

Doku ve organlardan toplanan kanı kalbe geri getirir.
Atardamarlara göre çeperi incedir.
Kan basıncı ve kan akış hızı düşüktür.
Akciğer toplardamarı hariç diğer toplardamarlar kirli (oksijence fakir) kan taşır.
Kirli kan taşıdıkları için kanın rengi mat koyudur.

  • Damarlar içinde dolaşan kırmızı renkli sıvıya kan denir.
  • Besin ve oksijeni hücrelere, karbondioksit ve zararlı maddeleri de boşaltım organlarına taşır.
  • Kan plâzması (serum) ve kan hücrelerinden oluşur.
  • Kan plâzmasının %90’ı sudur, %10’u ise besin ve atık maddelerden oluşur.
  • Kan hücreleri; alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcukları olmak üzere üç çeşittir.

  • Kan gruplarını antijen adı verilen alyuvarların yapısında bulunan özel “A” ve “B” proteinleri belirler.
  • İnsanlarda A, B, AB ve 0 (sıfır) olmak üzere dört çeşit kan grubu vardır.
  • Kan da A ve B proteinlerine ek olarak bir de “Rh (Rhesus)” proteini bulunabilir.
  • Eğer Rh proteini varsa “Rh(+)”, eğer Rh proteini yoksa “Rh(-)” olarak adlandırılır.
  • Kana ihtiyacı olan insanlara kan verilmesine kan nakli denir. Kan nakli aynı kan grubuna sahip insanlar arasında yapılmaktadır. Kan bağışında bulunan yani kan veren kişiye verici , kan alan kişiye alıcı denir. Bir kişinin kan bağışında bulunabilmesi için 18 – 65 yaşları arasında ve en az 50kg olması gerekir.
  • Kan alışverişlerinde kan gruplarının yanında Rh faktörünün de aynı olması gerekir.



Etkileşimli Testler



Pdf dosyalarını indirmek İçin tıklayın…



Bölüm İçeriklerine Dönmek İçin Tıklayın…



Mehmet Ali ŞENAY

Paylaşımları kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin.

Hakkında: Mehmet Ali ŞENAY

Mehmet Ali ŞENAY
5 1 vote
İçeriği Oylayabilirsin
Bildirim
Bildir
guest

Time limit exceeded. Please complete the captcha once again.

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
İçerikle ilgili fikrini belirtebilirsin ;)x